Kölelik genelgesi

31 Eki 2020

Sağlık Bakanlığı, sağlık emekçilerinin istifasını yasaklayan ve yıllık izinleri durduran bir genelge yayınladı. Gazetemize konuşan TTB, SES ve DİSK yetkilileri, ‘İktidar salgının faturasını sağlıkçılara kesiyor’ diyerek tepki gösterdi

Gülcan Dereli/İstanbul

Türkiye ve bölge kentlerinde yayılmaya devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının faturası sağlık emekçilerine çıkarıldı. Bilim insanlarının tüm uyarılarına rağmen 1 Haziran’dan itibaren ekonomik kaygılardan dolayı gevşeme politikalarını devreye koyan hükümet, kademeleri olarak yüz yüze eğitimi de başlattı. Ancak eğitimciler ve bilim insanlarının salgının daha da armasından duyduğu endişeyi paylaşmasına rağmen iktidar kendi politikasında ısrar etti. Eylül ve ekimden sonra salgının zirve noktasına çıkacağı uyarılarının ardından geçtiğimiz günlerde açıklama yapan Sağlık Bakanı salgını kontrol edemediklerini itiraf etti. Ancak bunun faturasını da sağlık emekçilerine kesti. Sağlık Bakanlığı, zor şartlarda büyük fedakârlıkla çalışan sağlık emekçilerinin istifalarını yasaklayan ve yıllık izinlerini durduran bir genelge yayınladı.

Konuyu gazetemiz Yeni Yaşam’a değerlendiren TTB Covid-19 İzleme Kurulu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, SES Eşbaşkanı Hüsnü Yıldırım ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, asıl yapılması gerekenin koronanın meslek hastalığı olarak kabul edilmesi olduğunu söyleyerek karara tepki gösterdi.

81 ile genelge

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca imzasıyla 81 il valiliğine sağlık çalışanları hakkında genelge gönderildi. Genelgede koronavirüs salgını sürecinde sağlık çalışanlarının istifa taleplerinin kabul edilmeyeceği bildirildi. Genelgede, “Kovid-19 salgını sürecinde her ne sebeple olursa olsun istifa talebinde bulunan personelin mezkur talebi kabul edilmeyecek” denildi. Genelgeye göre yaş haddinden emekli olacaklar ile malulen emekli olacaklar dışındakilere yönelik emeklilik işlemi tesis edilmeyecek.

‘Haklarımız gasp ediliyor’

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık Bakanlığı’nın genelgesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. 8 aydır önerilerinin ve uyarılarının dikkate alınmaması sonucunda ülkede salgının boyutunun endişe verici bir hal almaya başladığı belirtilen açıklamada, “Yöneticiler çözümü sağlık çalışanlarını daha çok çalıştırarak bulmaya çalıştığını, yayınladığı genelge ile duyurdu. Artan istifalar ve emeklilikler konusunda uyardığımız ancak hekimleri sürece dahil etmemekte ısrarcı olan Sağlık Bakanlığı çözümü izin, emeklilik ve istifa hakkımızı yasaklamakta buldu. Tükenmişlik sonrası ‘artık gücüm kalmadı mesleğimden vazgeçiyorum’ deyip çalışamaz hale gelen meslektaşlarımızın istifa, emeklilik hakları gasp edilmeye çalışılıyor” dedi.

Hastalandık, öldük...

Sağlık emekçilerinin hukuksuz şekilde uzun saatler çalıştıklarına değinilen açıklamada, “Koruyucu malzeme olmamasına rağmen çalıştık, izolasyon süremiz bitmemesine ve meslek hastalığı talebimiz karşılanmamasına rağmen hasta iken çalıştık, ailemizden uzak kalarak çalıştık, ek ödeme yapılmamasına rağmen çalıştık, bizler için bir aşı dahi temin edilmemesine rağmen çalıştık, hastalandık, tükendik, öldük” diye belirtildi.

‘Mücadele edeceğiz’

İktidarın salgını yanlış yönettiğini söyleyen TTB, “Pandemi hastanelere gerek kalmadan epidemiyolojinin gerekleri doğrultusunda enfeksiyon zinciri birinci basamakta kırılarak pekala kontrol altına alınabilirdi. Siz hastanelere yığılmalara, sağlık personelinin yorulmasına, tükenmişliğe sürüklenmesine sebep oldunuz. Şimdi yükümüz daha da arttı, sağlıkçıları dönüşümlü çalıştıracak şekilde gerektiğinde izin kullanmalarını teşvik edeceğinize, zorla çalıştırmaya kalkıyorsunuz. Yasaklamalar ile bizi daha fazla tüketiyorsunuz. Çalışma koşullarının acilen düzeltilmesi ve sağlık çalışanlarının korunması yetkililerinin sorumluluğu ve görevidir. Bizler izin, istifa, emeklilik haklarımızdan vazgeçmiyoruz, vazgeçmeyeceğiz! Bunun için Türk Tabipleri Birliği ve sağlık emek örgütleri ile birlikte sağlık çalışanlarının hakları için sonuna kadar mücadele edeceğiz” diye kaydetti.

*

Sağlıkçının canı yok mu?

Pek çok sağlıkçı da sosyal medya hesaplarından #Sağlıkçınıncanıyokmu etiketiyle tepki gösterdi.

*

‘Böyle mücadele edilmez’

Salgının faturasının sağlık emekçilerine çıkartılmaya çalışıldığını söyleyen İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, “Salgınla mücadelede ilk günden beri hekimler ve sağlıkçılar olarak biz üzerimize düşen fedakarlığı yaptık, yapıyoruz. Asıl yetkililerin salgın kontrolü için üzerine düşeni yapması gerekiyor. Sosyal paketlerle desteklenen, ilgili meslek odaları, sendikalar, uzmanlık derneklerinin katkısını alarak halk sağlıkçıların moderatörlüğünde şeffaf, bağımsız ve bilimsel temellere uygun bir şekilde salgın yönetilmeli. Özel günlerdeyiz. salgının boyutu giderek artıyor. Sağlık personelinin önemi de giderek artıyor. Ne yazık ki hekimler başta olmak üzere sağlık personeline özverili çalışmasının bedeli ne maddi ne de manevi açıdan ödenmedi. Kaynaklar şu anda acil olmayan yatırımlara değil pandemi kontrolü için topluma ve sağlık çalışanlarının güvenli çalışmasına ayrılmalıdır. Sadece hekim ve sağlık çalışanı üzerinden pandemi mücadele programı olmaz” diye konuştu.

***

Meslek hastalığı kabul edilsin

Sağlık Bakanı’nın açıklamasının yorumlanacak bir yanı olmadığını dile getiren TTB Covid- 19 İzleme Kurulu Üyesi Porf. Dr. Kayıhan Pala, “Tüm ülkede çok ciddi vaka yükselmesi var. Bu karşı mücadele etmek lazım. Sağlık çalışanları zaten durduğu yerde duruyor. Bununla zaman geçirmek yerine sağlık çalışanlarının daha rahat çalışabilecekleri ortamları gündeme getirip, meslek hastalığı ilan edilmesini sağlayıp toplumum doğru bilgilendirilmesi lazım” dedi.

***
Sağlıkçılara ya salgından ya kanserden öl deniliyor

Sağlık emekçilerinin hiçbir talebinin karşılanmadığının altını çizen Sağlık ve Sosyal Emekçileri Sendikası (SES) Eşbaşkanı Hüsnü Yıldırım, “Sağlık emekçilerine uyguladıkları baskı politikalarını Kovid ile mücadeleye ayırsalar sonuç alınırdı. Sağlık emekçilerinin izinlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir genelge var. Şunu söylüyor Bakanlık, ya Kovid-19’dan öl, ya kanserden öl diyor. Böyle bir ikilemde insanları bırakıp bu şekilde davranmasının yanlış olduğunu söylüyoruz” diye konuştu.

10 bin sağlık işe iade edilsin

İhraç edilen sağlık emekçilerinin işe derhal dönmesinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Yıllardır söylüyoruz. Eksik personel varsa o eksik personeli ihraç edilen yani ihraç ettikleri yaklaşık 10 bin sağlık emekçileri var. Bu sağlık emekçilerinin acilen göreve başlatılmasını istiyoruz. Ayrıca personel eksikliğini de Sağlık Bakanlığı’nın ısrarla uyguladığı sözleşmeli personele yapıyorlar. Bunu kadrolu güvenceli istihdam haline dönüştürülerek yapılmasını talep ediyoruz” dedi.

‘Becerisizliklerini yıkıyorlar’

Sağlıkçıların izin hakkının elinden alınamayacağını söyleyen Yıldırım, “Hatta bir de şöyle bir şey izin hakkımızı elimizden alarak, dinlenme hakkımızı elimizden alarak sağlık emekçilerinin verdiği özverili çalışmasına rağmen bu hakkı elinden alarak bundan sonraki süreci daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyorlar. Bunların da yanlış olduğunu söylüyoruz. Becerisizliklerinin sorumluluğunu sağlık emekçilerinin üzerine yıkmaya çalışıyorlar. Köle olun çalışın deniliyor. Kovid’in bütün sorumluluğunu geçmiş politikalarında olduğu gibi sağlık emekçilerinin üzerine yıkmaya, onların üzerinden bu işi yürütmeye çalışıyorlar. Bu köle gibi çalıştırma yöntemidir” şeklinde konuştu.

***

En önde sağlıkçılar var

8 ayı aşkın bir süredir salgın ile karşı karşıya olunduğunu hatırlatan DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Kovid-19 ile mücadelede en ön safta sağlık çalışanları var. Yapılması gereken ülkeyi yöneten siyasi iktidarın Sağlık Bakanlığı’nın sağlık çalışanlarını bu mücadelede en ön safta olan, en büyük riski göğüsleyen sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını virüse karşı kendilerini koruyacak azami bir biçimde düzenlemesi iyileştirilmesi gerekir. Bu süreçte bunun yapılmadığı açık” dedi.

Sorumlusu iktidar

En fazla Kovid-19 virüsü ile karşı karşıya olanların, hayatını kaybedenlerin sağlık çalışanları olduğunun altını çizen Çerkezoğlu, “Bu tabloda gerçek sorumlu ülkeyi yönetenler, siyasi iktidardır. Aylardır özveriyle çalışan sağlık çalışanları istifasını ya da emekliliğini yasaklayarak sorun çözülmez. Tam tersi sağlık emekçileriyle empati içiresinde ve çözüm üreten bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Bu tür dayatmalarla Kovid-19’la mücadele açısından bu tür dayatmalarla da sağlık çalışanlarını korumak mümkün değildir” diye konuştu.

Böyle çözüm olmaz

İktidarı görevini yerine getirmeye çağıran Çerkezoğlu, “Kovid-19 pandemisinden korunmak için, gerekli önlemelerin alınması, düzenli test yapılması, aşı yapılması, çalışma saatlerinin düşürülmesi, bütün koruyucu ekipmanların sağlanması, salgın koşullarına uygun bir yönetime ihtiyaç vardır. Yoksa sağlık çalışanları ile hiçbir empati kurmadan bir takım yasaklamalar ve sınırlandırılmalarla bu sorun çözülemez. Yasaklamalarla böyle bir çözüm anlayışı olmaz” diye belirtti.

Kölelik genelgesi

31 Eki 2020

Sağlık Bakanlığı, sağlık emekçilerinin istifasını yasaklayan ve yıllık izinleri durduran bir genelge yayınladı. Gazetemize konuşan TTB, SES ve DİSK yetkilileri, ‘İktidar salgının faturasını sağlıkçılara kesiyor’ diyerek tepki gösterdi

Gülcan Dereli/İstanbul

Türkiye ve bölge kentlerinde yayılmaya devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının faturası sağlık emekçilerine çıkarıldı. Bilim insanlarının tüm uyarılarına rağmen 1 Haziran’dan itibaren ekonomik kaygılardan dolayı gevşeme politikalarını devreye koyan hükümet, kademeleri olarak yüz yüze eğitimi de başlattı. Ancak eğitimciler ve bilim insanlarının salgının daha da armasından duyduğu endişeyi paylaşmasına rağmen iktidar kendi politikasında ısrar etti. Eylül ve ekimden sonra salgının zirve noktasına çıkacağı uyarılarının ardından geçtiğimiz günlerde açıklama yapan Sağlık Bakanı salgını kontrol edemediklerini itiraf etti. Ancak bunun faturasını da sağlık emekçilerine kesti. Sağlık Bakanlığı, zor şartlarda büyük fedakârlıkla çalışan sağlık emekçilerinin istifalarını yasaklayan ve yıllık izinlerini durduran bir genelge yayınladı.

Konuyu gazetemiz Yeni Yaşam’a değerlendiren TTB Covid-19 İzleme Kurulu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, SES Eşbaşkanı Hüsnü Yıldırım ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, asıl yapılması gerekenin koronanın meslek hastalığı olarak kabul edilmesi olduğunu söyleyerek karara tepki gösterdi.

81 ile genelge

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca imzasıyla 81 il valiliğine sağlık çalışanları hakkında genelge gönderildi. Genelgede koronavirüs salgını sürecinde sağlık çalışanlarının istifa taleplerinin kabul edilmeyeceği bildirildi. Genelgede, “Kovid-19 salgını sürecinde her ne sebeple olursa olsun istifa talebinde bulunan personelin mezkur talebi kabul edilmeyecek” denildi. Genelgeye göre yaş haddinden emekli olacaklar ile malulen emekli olacaklar dışındakilere yönelik emeklilik işlemi tesis edilmeyecek.

‘Haklarımız gasp ediliyor’

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık Bakanlığı’nın genelgesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. 8 aydır önerilerinin ve uyarılarının dikkate alınmaması sonucunda ülkede salgının boyutunun endişe verici bir hal almaya başladığı belirtilen açıklamada, “Yöneticiler çözümü sağlık çalışanlarını daha çok çalıştırarak bulmaya çalıştığını, yayınladığı genelge ile duyurdu. Artan istifalar ve emeklilikler konusunda uyardığımız ancak hekimleri sürece dahil etmemekte ısrarcı olan Sağlık Bakanlığı çözümü izin, emeklilik ve istifa hakkımızı yasaklamakta buldu. Tükenmişlik sonrası ‘artık gücüm kalmadı mesleğimden vazgeçiyorum’ deyip çalışamaz hale gelen meslektaşlarımızın istifa, emeklilik hakları gasp edilmeye çalışılıyor” dedi.

Hastalandık, öldük...

Sağlık emekçilerinin hukuksuz şekilde uzun saatler çalıştıklarına değinilen açıklamada, “Koruyucu malzeme olmamasına rağmen çalıştık, izolasyon süremiz bitmemesine ve meslek hastalığı talebimiz karşılanmamasına rağmen hasta iken çalıştık, ailemizden uzak kalarak çalıştık, ek ödeme yapılmamasına rağmen çalıştık, bizler için bir aşı dahi temin edilmemesine rağmen çalıştık, hastalandık, tükendik, öldük” diye belirtildi.

‘Mücadele edeceğiz’

İktidarın salgını yanlış yönettiğini söyleyen TTB, “Pandemi hastanelere gerek kalmadan epidemiyolojinin gerekleri doğrultusunda enfeksiyon zinciri birinci basamakta kırılarak pekala kontrol altına alınabilirdi. Siz hastanelere yığılmalara, sağlık personelinin yorulmasına, tükenmişliğe sürüklenmesine sebep oldunuz. Şimdi yükümüz daha da arttı, sağlıkçıları dönüşümlü çalıştıracak şekilde gerektiğinde izin kullanmalarını teşvik edeceğinize, zorla çalıştırmaya kalkıyorsunuz. Yasaklamalar ile bizi daha fazla tüketiyorsunuz. Çalışma koşullarının acilen düzeltilmesi ve sağlık çalışanlarının korunması yetkililerinin sorumluluğu ve görevidir. Bizler izin, istifa, emeklilik haklarımızdan vazgeçmiyoruz, vazgeçmeyeceğiz! Bunun için Türk Tabipleri Birliği ve sağlık emek örgütleri ile birlikte sağlık çalışanlarının hakları için sonuna kadar mücadele edeceğiz” diye kaydetti.

*

Sağlıkçının canı yok mu?

Pek çok sağlıkçı da sosyal medya hesaplarından #Sağlıkçınıncanıyokmu etiketiyle tepki gösterdi.

*

‘Böyle mücadele edilmez’

Salgının faturasının sağlık emekçilerine çıkartılmaya çalışıldığını söyleyen İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, “Salgınla mücadelede ilk günden beri hekimler ve sağlıkçılar olarak biz üzerimize düşen fedakarlığı yaptık, yapıyoruz. Asıl yetkililerin salgın kontrolü için üzerine düşeni yapması gerekiyor. Sosyal paketlerle desteklenen, ilgili meslek odaları, sendikalar, uzmanlık derneklerinin katkısını alarak halk sağlıkçıların moderatörlüğünde şeffaf, bağımsız ve bilimsel temellere uygun bir şekilde salgın yönetilmeli. Özel günlerdeyiz. salgının boyutu giderek artıyor. Sağlık personelinin önemi de giderek artıyor. Ne yazık ki hekimler başta olmak üzere sağlık personeline özverili çalışmasının bedeli ne maddi ne de manevi açıdan ödenmedi. Kaynaklar şu anda acil olmayan yatırımlara değil pandemi kontrolü için topluma ve sağlık çalışanlarının güvenli çalışmasına ayrılmalıdır. Sadece hekim ve sağlık çalışanı üzerinden pandemi mücadele programı olmaz” diye konuştu.

***

Meslek hastalığı kabul edilsin

Sağlık Bakanı’nın açıklamasının yorumlanacak bir yanı olmadığını dile getiren TTB Covid- 19 İzleme Kurulu Üyesi Porf. Dr. Kayıhan Pala, “Tüm ülkede çok ciddi vaka yükselmesi var. Bu karşı mücadele etmek lazım. Sağlık çalışanları zaten durduğu yerde duruyor. Bununla zaman geçirmek yerine sağlık çalışanlarının daha rahat çalışabilecekleri ortamları gündeme getirip, meslek hastalığı ilan edilmesini sağlayıp toplumum doğru bilgilendirilmesi lazım” dedi.

***
Sağlıkçılara ya salgından ya kanserden öl deniliyor

Sağlık emekçilerinin hiçbir talebinin karşılanmadığının altını çizen Sağlık ve Sosyal Emekçileri Sendikası (SES) Eşbaşkanı Hüsnü Yıldırım, “Sağlık emekçilerine uyguladıkları baskı politikalarını Kovid ile mücadeleye ayırsalar sonuç alınırdı. Sağlık emekçilerinin izinlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir genelge var. Şunu söylüyor Bakanlık, ya Kovid-19’dan öl, ya kanserden öl diyor. Böyle bir ikilemde insanları bırakıp bu şekilde davranmasının yanlış olduğunu söylüyoruz” diye konuştu.

10 bin sağlık işe iade edilsin

İhraç edilen sağlık emekçilerinin işe derhal dönmesinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Yıllardır söylüyoruz. Eksik personel varsa o eksik personeli ihraç edilen yani ihraç ettikleri yaklaşık 10 bin sağlık emekçileri var. Bu sağlık emekçilerinin acilen göreve başlatılmasını istiyoruz. Ayrıca personel eksikliğini de Sağlık Bakanlığı’nın ısrarla uyguladığı sözleşmeli personele yapıyorlar. Bunu kadrolu güvenceli istihdam haline dönüştürülerek yapılmasını talep ediyoruz” dedi.

‘Becerisizliklerini yıkıyorlar’

Sağlıkçıların izin hakkının elinden alınamayacağını söyleyen Yıldırım, “Hatta bir de şöyle bir şey izin hakkımızı elimizden alarak, dinlenme hakkımızı elimizden alarak sağlık emekçilerinin verdiği özverili çalışmasına rağmen bu hakkı elinden alarak bundan sonraki süreci daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyorlar. Bunların da yanlış olduğunu söylüyoruz. Becerisizliklerinin sorumluluğunu sağlık emekçilerinin üzerine yıkmaya çalışıyorlar. Köle olun çalışın deniliyor. Kovid’in bütün sorumluluğunu geçmiş politikalarında olduğu gibi sağlık emekçilerinin üzerine yıkmaya, onların üzerinden bu işi yürütmeye çalışıyorlar. Bu köle gibi çalıştırma yöntemidir” şeklinde konuştu.

***

En önde sağlıkçılar var

8 ayı aşkın bir süredir salgın ile karşı karşıya olunduğunu hatırlatan DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Kovid-19 ile mücadelede en ön safta sağlık çalışanları var. Yapılması gereken ülkeyi yöneten siyasi iktidarın Sağlık Bakanlığı’nın sağlık çalışanlarını bu mücadelede en ön safta olan, en büyük riski göğüsleyen sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını virüse karşı kendilerini koruyacak azami bir biçimde düzenlemesi iyileştirilmesi gerekir. Bu süreçte bunun yapılmadığı açık” dedi.

Sorumlusu iktidar

En fazla Kovid-19 virüsü ile karşı karşıya olanların, hayatını kaybedenlerin sağlık çalışanları olduğunun altını çizen Çerkezoğlu, “Bu tabloda gerçek sorumlu ülkeyi yönetenler, siyasi iktidardır. Aylardır özveriyle çalışan sağlık çalışanları istifasını ya da emekliliğini yasaklayarak sorun çözülmez. Tam tersi sağlık emekçileriyle empati içiresinde ve çözüm üreten bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Bu tür dayatmalarla Kovid-19’la mücadele açısından bu tür dayatmalarla da sağlık çalışanlarını korumak mümkün değildir” diye konuştu.

Böyle çözüm olmaz

İktidarı görevini yerine getirmeye çağıran Çerkezoğlu, “Kovid-19 pandemisinden korunmak için, gerekli önlemelerin alınması, düzenli test yapılması, aşı yapılması, çalışma saatlerinin düşürülmesi, bütün koruyucu ekipmanların sağlanması, salgın koşullarına uygun bir yönetime ihtiyaç vardır. Yoksa sağlık çalışanları ile hiçbir empati kurmadan bir takım yasaklamalar ve sınırlandırılmalarla bu sorun çözülemez. Yasaklamalarla böyle bir çözüm anlayışı olmaz” diye belirtti.


Etiketler : koronavirüs, DİSK, TTB, SES,