216 milyon insana göç yolları!

19 Eyl 2021

Kapitalizmin aşırı üretimlerinden kaynaklı yaşanan ve gittikçe derinleşen küresel ısınma yoğun göç hareketlerini ortaya çıkaracak. Yayınlanan bir rapora göre, 2050 yılına kadar 216 milyon insan göç edecek

Dünya üzerinde süren iklim değişikliğine bağlı olarak su kaynakları azalmaya, tarımsal verimlilik düşmeye devam ederken, bu durum bazı bölgelerin yaşanabilir olmasını ortadan kaldırıyor. İklim değişikliği Güney Asya, Latin Amerika ve Sahra Altı Afrika, Kuzey Afrika, Doğu Asya ve Pasifik, Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgelerinde giderek artan göç sebeplerinde ilk sırada. İklim değişiminin etkileri yoğun olarak yoksul halkların yaşadığı bölgeleri sert şekilde vuracağının belirtildiği iklim raporuna göre, iklim değişikliği 2050’ye kadar 6 bölgeden 216 milyondan fazla insanı göçe zorlayacak. Sahra Altı Afrika’da 85.7 milyon iklim göçmeninin ortaya çıkabileceği belirtildi. Raporun ise kapitalist yağmanın düzenleyicilerinin başında yer alanlardan biri olan Dünya Bankası’ndan gelmesi dikkat çekici.

Doğu Asya’da dikkat çekiyor

Kurak alanları ve kıyı şeridi halihazırda iklim değişikliğinden etkilenen Sahra Altı Afrika en kırılgan bölge olarak öne çıkıyor. Doğu Asya ve Pasifik bölgesinde 48.4 milyon, Güney Asya’da 40.5 milyon, Kuzey Afrika’da 19.3 milyon, Latin Amerika’da 17.1 milyon ve Doğu Avrupa ile Orta Asya’da 5.1 milyon insanın iklim değişikliği nedeniyle göçe mecbur kalabileceği hesaplanıyor. Nüfusuna oranla en yüksek göçün yaşanabileceği Kuzey Afrika bölgesinde ise su kıtlığı ve deniz seviyesinin yükselmesinin bu bölgeler ve Nil Deltası’nda yaşayan insanları etkileyebileceği öngörülüyor.

Türkiye’de durum daha kötü

Raporda Güney Asya kapsamında yer alan Ortadoğu’ya yönelik bir tespit yapılmamış. Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede büyük bir kuraklık ve susuzluk ortaya çıkmış durumda. Susuzluğu büyüten en belirgin nedenlerden birisi ise bölgeye inşa edilen devasa barajlar olduğu görülüyor. Yeterli yağmurların yağmadığı bölgede baraj suları alt havzalara ihtiyaçlara cevap veremeyecek düzeylere çekilmiş olması en büyük göçlerin Ortadoğu’da yaşanacağını gösteriyor. Bölgede büyük kuraklık yüksek sıcaklıklarla birlikte gelişiyor. Enerji üretimlerine bağlanan devasa barajlara karşın susuzluğa mahkûm edilen halklar ise tarımsal üretimlerde yüzde 80-90 düzeylerde ürün kaybı yaşıyor. Diğer yandan kömür ve diğer karbon yakıtlarının kullanıldığı enerji santrallerinin yüzde 80’inin inşa edildiği 6 ülke içinde Türkiye de yer alıyor.

Son 6 yıldır değişmiyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2021 yılı Ağustos ayı ortalama sıcaklıklarına ilişkin analizlerin yer aldığı raporunda, ağustos ayı son 50 yılın en sıcak ayı olurken bu durum son 6 yıldır değişmiyor. 2021 yılında en yüksek sıcaklık 47.5 derece ile Cizre’de yaşandı. Rapora göre; 2021 yılı Ağustos ayında ortalama sıcaklıklar, yurdun batı ve güney kıyıları ile kuzey doğu kesimlerinde mevsim normallerinin üzerine çıktı. Uzun yıllar 24.5 derece olan ağustos ayı ortalama sıcaklığı, 2021 Ağustos ayında 26 derece olarak ölçüldü. Uzun yıllar ortalamasına göre, 2021 yılı Ağustos ayı 1.5 derece sıcaklık farkına ulaştı. Küresel ısınmaya karşı yıllardır yapılan zirvelerin hedefi dünyanın ortalama 1.5 derece ısınmasını önlemeye kilitlenirken her yıl yeni rekorlar kırarak hedefin anlamsızlığına işaret ediyor.

Isınma durmuyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün raporlarına göre; Türkiye’de en büyük orman yangınlarının yaşandığı temmuz ayı, son 50 yılın en sıcak ikinci ayı olarak kayıtlara geçtiği açıklanmıştı. Uzun yıllar temmuz ayı ortalama sıcaklığı 24.5 derece iken, 2021 Temmuz ayı 26.3 derece olarak gerçekleşti. 2021 yılı 8 aylık döneminde mart ayı hariç tüm aylarda sıcaklıklarda hem uzun yıllar ortalamasına hem de geçen yıla göre, ciddi artışlar yaşandı. 8 ayın bu yılki ortalama sıcaklık değerlerinde, 5.4 derece olan ocak ayındaki artış 2.7 derece. 6.2 derece olan şubat ayındaki artış 2.8 derece. 13.4 derece olan nisan ayındaki artış 1.3 derece. 19.3 derece olan mayıs ayındaki artış 2.6 derece. 21.8 derece olan haziran ayındaki artış 0.5 derece. 26.3 derece olan temmuz ayındaki artış 1.8 derece. 26 derece olan ağustos ayındaki artış ise 1.5 derece olarak gerçekleşti.

Nehirler, göller kuruyor

Kuraklık nedeniyle Türkiye coğrafyasındaki nehirlerin neredeyse tamamında suyun akış hızı yüzde 70’lere varan oranda düştü. Göllerin ise yüzde 60’ı kurudu. “Göller ve Sulak Alanlar Eylem Planı 2017-2023” raporunda, Van, Tuz, Manyas, Mogan, Sapanca göllerindeki tahribata dikkat çekiliyor. Burdur Gölü’nün 40 yıl içerisinde 230 km²’den, 90 km²’ye düştüğü belirtiliyor. Türkiye’nin bir zamanlar beşinci büyük tatlı su gölü olan Akşehir Gölü tamamen kurudu, kış aylarında ise su birikintisi haline dönüştü. Beyşehir Gölü 26 metreden 6 metreye, Eğirdir Gölü 14 metreden 5 metreye düştü. Avlan, Seyfe, Sazlığı Kulu, Sarıgöl, Yarışlı, Kurugöl, Kırkpınar, Acıgöl, Uyuz, Suğla, Meke, Güvenç, Sasam, Kocagöl, Karagöl, Hotamış Sazlığı ve Küçük Göl’de ise su seviyeleri çok azalmış durumda.

EKOLOJİ SERVİSİ


Etiketler : küresel iklim krizi, Göçmenler, Göç,