Parlamento ve çözüm yasaları

23 Eyl 2021

Çözüm sürecinde Abdullah Öcalan’ın önemli vurgusu: Parlamento ve çözüm yasaları

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kürt sorununun çözümü ve muhatabına dair açıklamalarının başlattığı tartışma sürüyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamalarını olumlu karşıladı ancak aktörlerin göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Çözüm sürecinde kendisi ile devlet ve İmralı Heyeti’nin yaptığı görüşmelerde PKK Lideri Abdullah Öcalan, sürekli Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önemine vurgu yaparak, çözümün yasalarla sağlanabileceğini belirtti. Öcalan, İmralı Heyeti’yle yaptığı 23 Şubat 2013 tarihli görüşmede, müzakerelerin şartlarından biri olan “geri çekilme” sürecine dair, “Devlet düzeyinde karşılıklı olarak diyalog içindeyiz. AKP buna ne kadar hazır, ne kadar ciddiler. Anti-Terör Yasası, Siyasi Partiler Yasası, seçim barajı... Toplantılarınızda cesurca tartışıp sonuçlarını bana getireceksiniz. Bu bir taslaktır, dayatma değildir. Çekilmeden çekilmeye fark var. Tek taraflı bir çekilme olmayacak. Çekilme parlamento kararıyla olacak. Başbakan’ın ‘Çekilsinler, kendilerine karışmayız’ demesiyle olmaz. TBMM onaylayacak, çekilme komisyonla olacak” dedi.

Parlamento vurgusu

PKK Lideri, çözümde parlamentonun önemine işaret ettiği 18 Mart 2013 tarihli görüşmede, “Bütün bu anayasal-yasal boyut, yani parlamento boyutu sizin (İmralı Heyeti) işinizdir. AKP’nin de CHP’nin de bütün bunları kendi içinde tartışması lazım. Sizin de onlarla görüşüp tartışmanız gerekir. Hatta canı isterse MHP bile katılır, katılmasa da kendisi bilir. CHP bir çıkmazı yaşıyor. Ben de varım dediği noktada adım atamıyor ya da ne dediğini bilmiyor. Bu iş öncelikle parlamentonun bir karar almasıyla başlar. Bu bir tezkere mi olur, karar mı olur, onu bilemem artık. Komisyonların kurulması gerekecek. Bunlardan birincisi parlamenterlerden oluşan bir komisyondur, diğeri ise toplum adına Akil İnsanlardan oluşur. Parlamenterlerden oluşanı işte bir kararla falan olması lazım” diye belirtti.

Yasal güvence vurgusu

Öcalan, “Silahlı mücadeleyi sonlandırmaya giderken, yasal güvence arayacağım. Askerler bile ‘Güvence almadan bu adımı atma’ demişlerdi” dediği 27 Şubat 2015 tarihinde heyetle gerçekleştirilen görüşmede, Dolmabahçe Mutabakatı’na dair, “Şimdi bizim yaptığımız niyet beyanıdır. Newroz için daha geniş ve her tarafı gözetecek bir mesaj yazabiliriz. Benim imzam var altında. Devlet de imzalayabilir ya da imzalamaz. Kendileri bilir. İmzası olursa daha ciddi olur. Bu birinci aşamadır, yani niyet aşamasıdır. İkinci aşama onama aşamasıdır. Parlamento ve İzleme Kurulu huzurunda uygun görülecek, Anayasa Mahkemesi’ni de dahil edeceğiz. Devletin huzurunda, parlamento huzurunda yapacağız. Anayasa Mahkemesi’nden gelene de yaptığımız iş anayasaya uygun mudur diye soracağız” sözleriyle bir kez daha Meclis’in önemine işaret etti.

‘Muhatap Öcalan’dır, çözümün adresi Meclis’tir’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, belgesel yapımcısı Günel Cantak’ın “Bay Kemal ve İttifakları” belgeselinin ilk bölümünde “Kürt sorununu HDP ile çözebiliriz” şeklindeki açıklaması, çözümsüzlükte ısrar edilen Kürt sorununu yeniden siyasetin gündemine getirdi. Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışının ardından Kürt sorununun çözümü için İmralı Adası’nı işaret eden birçok kesim, muhatabın PKK Lideri Abdullah Öcalan olduğunu söyledi. Mezopotamya Haber Ajansı’ndan Özgür Paksoy’a konuşa DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Kürt sorununda CHP’nin muhatap belirleyemeyeceğini ifade ederek, “Kürt halkı muhatabı belirlemiştir: Sayın Abdullah Öcalan’dır. Çözümü de Meclis’tir” dedi.

Öztürk, Öcalan’ın muhataplığı ile ilgili şunları söyledi: “Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan, Kürt sorununun çözümü için 1993’ten beri ateşkes ilanlarıyla defalarca fırsat sundu. Sayın Öcalan, kendisiyle yapılan son görüşmelerde Kürt sorununa dair ‘Bir haftada çözerim’ dedi. Bütün bunları dikkate almak gerekiyor. Kürt halkının, milyonlarca insanın ‘İrademdir’ dediği bir şahsiyetten bahsediyoruz. Bu şahsiyeti meşru görmemek, beraberinde bir çözümsüzlüğü getirir. Gerçekten bu sorun çözülecekse, farklı aktörler olabilir ama ana merkezde tek bir aktör var: Sayın Abdullah Öcalan’dır”

Özgür Paksoy / Diyarbakır-MA


Etiketler : Demokratik Çözüm Süreci, Abdullah Öcalan,